Kısakürek'in eserleri, bireysel ve toplumsal sorunları derinlemesine ele alarak, insanın içsel çatışmalarını ve toplumla olan ilişkisini irdelemektedir. O, bireyin yalnızlığını, varoluşsal bunalımlarını ve inanç sorgulamalarını eserlerinde ön plana çıkarırken, aynı zamanda toplumun değerleri ve normları ile çatışma içinde bir birey olarak kalarak gözlemlerini aktarmaktadır. Bu çelişkiler, Kısakürek'in edebi kimliğinin temel taşlarını oluşturur.