Ollman'ın diyalektik yaklaşımı, toplumsal adalet anlayışını derinlemesine etkileyerek, adaletin yalnızca bireysel bir kavram olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir yapı olarak nasıl şekillendiğini vurgular. Bu bağlamda, diyalektik düşünce, adaletin tarihsel ve toplumsal koşullara bağlı olarak değişkenlik gösterdiği anlayışını getirir. Ollman, adaletin sağlanmasında toplumsal dinamiklerin rolünü incelerken, bireylerin bu dinamikler içindeki yerlerini sorgulatır. Böylelikle, toplumsal adaletin sağlanmasında diyalektik bir bakış açısı, okuyucuya daha geniş bir perspektif sunarak, adaletin nasıl elde edileceğine dair yeni düşüncelere kapı aralar.