Ortaçağ insanının toplumsal yapısı, bireylerin kimliklerini büyük ölçüde belirlemiştir. Feodal sistemin getirdiği sosyal hiyerarşi, insanların statüleri ve rollerine göre şekillenirken, dinin sağladığı aidiyet duygusu da bireylerin kimlik algısını derinleştirmiştir. Bu süreçte, bireyler kendilerini cemaatin bir parçası olarak tanımlamış ve toplumsal normlara göre davranmaya yönlendirilmişlerdir. Bu durum, hem kişisel hem de toplumsal kimliklerin oluşumunda önemli bir etkiye sahip olmuştur.