Ortaklık kavramı, bireylerin yalnızlık hissinden kurtulmalarını ve toplumsal bağlarını güçlendirmelerini sağlar. Agamben, bireylerin bir araya gelerek ortak bir yaşam alanı oluşturmasının, toplumsal adalet ve eşitlik için önemli bir adım olduğunu savunur. Bu dönüşüm, bireylerin sosyal sorumluluklarını anlamalarına ve toplumda daha aktif bir rol üstlenmelerine olanak tanır. Sonuç olarak, ortaklık, sadece ekonomik bir ilişki değil, aynı zamanda varoluşsal bir zorunluluk olarak karşımıza çıkar.