Fromm'un eserinde özgürlük, hem bir lütuf hem de bir yük olarak algılanabilir. Birey, özgürlüğü arzularken, bu özgürlüğün getirdiği yalnızlık ve sorumluluk duygularıyla da yüzleşmek zorundadır. Özgürlük, kişiye seçim yapma imkânı sunarken, aynı zamanda bu seçimlerin sonuçlarıyla başa çıkma zorunluluğunu da getirir. Bu çelişki, bireyin içsel çatışmalarını derinleştirerek, özgürlüğün doğası üzerine düşünmeyi teşvik eder.