Perec'in 'Doğdum' eserinde doğum, bireyin varoluşunun başlangıcı olarak ele alınırken, zaman kavramı ise bu varoluşun sürekliliğini ifade eder. Doğum, yalnızca fiziksel bir olay değil, aynı zamanda bireyin toplumsal ve psikolojik gelişim sürecinin de başlangıcını temsil eder. Zaman, bireyin deneyimlerini şekillendirirken, geçmişle yüzleşme, anıların etkisi ve geleceği düşünme gibi unsurların da belirleyicisi olur. Bu bağlamda, birey zaman içinde nasıl değişir, gelişir ve kendi kimliğini nasıl bulur soruları, eserin temel tartışma alanlarını oluşturur.