Mışkin'in saflığı, toplumun ikiyüzlülüğünü gözler önüne sererken, onun masumiyeti, çevresindekilerin karanlık yönleriyle çarpışır. Bu durum, Mışkin'i hem bir kurban hem de bir ayna haline getirir. İyiliği ve merhameti, toplumun çürümüş değerlerini sorgulamasına neden olurken, çevresindeki karakterlerin kendi içsel çatışmalarını da aydınlatır. Mışkin, saflığıyla, toplumsal normların ve kişisel çıkarların ne denli yanıltıcı olduğunu gösterir.