Proust'un eserlerinde hafıza ve zaman, bireyin kimliğini şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Anılar, bireyin geçmiş deneyimlerini ve duygusal durumlarını belirli bir çerçevede yeniden yapılandırmasına olanak tanır. Bu bağlamda, zamanın geçişiyle birlikte anıların değişimi, insan psikolojisinin karmaşıklığını ortaya koyar. Proust, zamanın geçişinin birey üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde işlerken, bu süreçlerin insanın içsel dünyasına olan yansımalarını da gözler önüne seriyor. Böylece, hafıza ve zaman, bireyin kendini gerçekleştirme sürecinde kritik bir rol oynamaktadır.