Raskolnikov'un cinayet işleme kararı, toplumsal adalet anlayışını sorgulamasına yol açar. 'Üst insan' teorisiyle hareket eden Raskolnikov, kendi eylemlerinin topluma olan etkisini göz ardı eder. Ancak, cinayet sonrası yaşadığı içsel çatışmalar, adaletin yalnızca yasal bir kavram olmadığını, aynı zamanda bireyin ruhunda da yer ettiğini gösterir. Bu durum, onun ahlaki değerlerini sorgulamasına ve toplumsal adaletin evrensel bir kavram olduğunu anlamasına neden olur.