Ana karakterin toplumsal normlara karşı duruşu, okuyucuda empati ve sorgulama duyguları uyandırabilir. Bu duruş, bireyin kendi kimliğini bulma mücadelesini simgelerken, okuyucunun da kendi deneyimlerini göz önünde bulundurmasına neden olur. Roman, bu karakter aracılığıyla, okuyucunun toplumsal normlar karşısındaki tavırlarını sorgulamasına ve kendi yaşamındaki benzer çatışmaları irdelemesine olanak tanır. Bu yönüyle eser, sadece bir roman olmanın ötesine geçerek, toplumsal değişim ve bireysel özgürlük üzerine düşündürücü bir metin haline gelir.