Rönesans döneminde bireysellik, sanat eserlerinde belirgin bir şekilde kendini gösterdi. Sanatçılar, kişisel duygularını ve düşüncelerini eserlerine yansıtarak, toplumsal normlardan bağımsızlaşmayı hedeflediler. Örneğin, Leonardo da Vinci'nin portrelerinde bireyin iç dünyası ve psikolojik durumu ustalıkla işlenmiştir. Aynı zamanda, Michelangelo'nun heykellerinde insan formunun estetiği ve bireyin gücü ön plana çıkar. Bu dönemde sanat, sadece dışavurum değil, aynı zamanda bireyin özünü ve varoluşunu sorgulayan bir araç haline gelmiştir.