Roth'un 'Aldatma' romanında, aldatma eylemi, karakterin kimliğini sorgulamasına ve varoluşsal bir krize girmesine yol açıyor. Aldatma, sadece bir ihanet değil, aynı zamanda bireyin kendi içsel arzularıyla yüzleşmesine neden oluyor. Karakter, sadakat ve ihanet arasında gidip gelirken, bu durum onun öz benliğini şekillendiriyor. Aldatma, bireyin kendisiyle olan ilişkisini derinleştirirken, aynı zamanda toplumsal normlarla çatışmasına da yol açıyor. Sonuç olarak, aldatma, karakterin kimliğini hem yeniden tanımlamasına hem de içsel çatışmalarını daha da derinleştirmesine neden oluyor.