Rousseau, yalnızlık ve toplumsal normlar arasında bir denge kurarken, bireyin kendini keşfetmesi ve iç huzurunu bulabilmesi gerektiğini vurgular. Yalnızlık, bireyin düşüncelerini derinlemesine sorgulamasına ve toplumsal baskılardan uzaklaşarak gerçek benliğini bulmasına yardımcı olur. Ancak toplumsal normlar da bireyin sosyal bir varlık olarak varlığını sürdürmesi için önemlidir. Rousseau, bu iki kavramın bir arada var olabileceğini, bireyin topluma entegre olurken kendi içsel yolculuğunu da yapması gerektiğini savunur.