Rumi'nin eserlerinde aşk, varoluşun en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkar. Kenan Rifai, Şerhli Mesnevi Şerif'te aşkı, insanın Tanrı ile olan derin ilişkisi ve ruhsal yolculuğunun bir yansıması olarak ele alır. Aşk, yalnızca bir duygu değil, aynı zamanda manevi bir deneyimdir. Rifai, bu sevginin, insanın kendini bulma sürecinde nasıl bir rol oynadığını ve bireyin içsel çatışmalarını aşmasında nasıl bir aracı olduğunu vurgular. Bu bağlamda, Rumi'nin aşk anlayışı, okuyuculara hem bireysel hem de evrensel bir bakış açısı sunar.