Doğa, Çığlıktan Düşmüş'te yalnızlık, içsel çatışmalar ve varoluşsal sorgulamalarla birlikte ele alınmaktadır. Salih Öztürk, doğayı bir yansıma olarak kullanarak, insanın ruhundaki derin duyguları ve çatışmaları dışavurur. Doğa, bireyin içsel yolculuğuna eşlik ederken, aynı zamanda yalnızlığın ve kaybetme korkusunun da bir simgesi haline gelir. Bu bağlamda, doğa, insanın varoluşsal arayışında önemli bir rol üstlenir.