Sanat, savaş ve mülteci deneyimi üzerinden direniş biçimi olarak, bireylerin yaşadıkları acıları ve kimliklerini ifade etme aracına dönüşür. Genet, mülteci kampındaki bireylerin yaşadığı travmaları sanat yoluyla yansıtarak, bu deneyimlerin evrensel bir dille dile getirilmesini sağlar. Sanat, bireylerin yalnızlık ve çaresizlik hislerini aşmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda toplumsal bir mesaj da taşır. Bu bağlamda, sanat, sadece bir estetik nesne değil, aynı zamanda bir özgürleşme ve direniş aracı haline gelir.