Sartre'a göre, dil ve kelimeler bireyin kimliğini ve düşünce dünyasını derinden etkiler. 'Sözcükler' eserinde, yazdığı kelimeler aracılığıyla kendi yaşamını ve içsel çatışmalarını keşfeder. Dil, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bireyin özünü anlaması ve ifade etmesi için bir araçtır. Sartre, bireyin yaşadığı deneyimlerin kelimelerle anlam kazandığını ve bu sürecin kimlik oluşumunda önemli bir rol oynadığını savunur. Bu bağlamda, dilin gücü, bireyin kendini tanıma ve anlama yolculuğunda belirleyici bir unsur haline gelir.