Romanın karakterlerinin içsel çatışmaları, savaşın doğasıyla sıkı bir ilişki içerisindedir. Örneğin, Pierre Bezukhov'un varoluşsal arayışı, savaşın getirdiği belirsizlikle derinleşir. Natasha'nın aşkı ve kayıpları ise savaşın yıkıcılığıyla örtüşerek, onun ruhsal durumunu etkiler. Andrei Bolkonsky'nin savaş karşısındaki umutsuzluğu, bireysel çatışmalarının bir yansımasıdır. Bu durum, Tolstoy'un bireylerin içsel dünyaları ile savaşın dışsal gerçekleri arasındaki karmaşık ilişkiyi ustalıkla işlediğini gösterir.