Sherlock Holmes, adalet arayışında genellikle rasyonel bir yaklaşım benimser; ancak bazı durumlarda etik sınırları zorlayabilir. Örneğin, suçlulara karşı duyduğu öfke ve intikam arzusu, onu hukuk kurallarının dışına itebilir. Bu durum, okuyucunun adaletin ne olduğu ve bunu sağlamak için hangi bedellerin ödenmesi gerektiği üzerine düşünmesine yol açar. Holmes'un karakterinin bu yönü, onu daha karmaşık ve derin bir karakter haline getirirken, aynı zamanda adalet ve etik arasındaki ince çizgiyi sorgulamamıza neden olur.