Sinemanın zaman ve mekan algısını dönüştürmesi, bireylerin kimliğini derinden etkileyebilir. Film izleme deneyimi, izleyicinin geçmişe dair anıları, mevcut duygusal durumları ve geleceğe yönelik hayalleriyle etkileşime geçer. Bu durum, bireylerin kendilerini farklı zaman dilimlerinde ve mekânlarda deneyimlemelerine olanak tanır. Sonuç olarak, izleyicinin kimliği, izlediği filmler aracılığıyla şekillenir; bu da onların dünya görüşlerini, değer sistemlerini ve kimliklerini yeniden tanımlamalarına yol açar. Al’ın kitabı, bu karmaşık etkileşimi anlamaya yönelik bir çerçeve sunar.