Siyah Sistanbul'da, İstanbul'un ruhu, karakterlerin içsel yolculuklarıyla iç içe geçmiş bir şekilde sunuluyor. Şehir, sadece bir mekan değil, aynı zamanda karakterlerin duygusal durumlarını ve varoluşsal sorgulamalarını yansıtan bir ayna gibidir. Karakterlerin yalnızlığı ve kimlik arayışları, İstanbul'un karmaşası ve tarihsel derinliği ile beslenirken, bu bağlamda okuyucuya şehrin karanlık yüzünü tanıma fırsatı sunar. Müldür, bu örtüşmeyi ustaca işleyerek, bireyin yalnızlığını ve şehirle olan ilişkisini sorgulatır.