Sultan Abdülhamid'in yönetim tarzı, hem otoriter hem de reformist yaklaşımıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş sürecini derinden etkilemiştir. O, devletin bekasını sağlamak için sıkı bir kontrol ve baskı politikası uygularken, aynı zamanda modernleşme ve reformlar yapmaya çalışmıştır. Ancak, bu ikili yaklaşım, halkın özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar getirmiş ve toplumsal muhalefeti artırmıştır. Abdülhamid'in yönetimindeki bu gerilim, İttihat ve Terakki Cemiyeti gibi muhalif grupların güçlenmesine yol açmış ve nihayetinde tahttan indirilmesine zemin hazırlamıştır. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi istikrarını daha da zayıflatmış ve çöküş sürecini hızlandırmıştır.