Sürgün, bireylerin kimliklerini sorgulamalarına ve yeniden inşa etmelerine sebep olan karmaşık bir deneyimdir. Edward W. Said'in eserinde ifade ettiği gibi, sürgün sadece fiziksel bir ayrılık değil, aynı zamanda bireylerin içsel dünyalarında da derin etkiler bırakır. Sürgün yaşayan bireyler, ait oldukları kültürel bağlardan koparken, yeni kimlikler geliştirmek zorunda kalabilirler. Bu süreç, kimliklerinin parçalanmasına ve belirsizlikle dolu bir varoluş deneyimine yol açabilir. Dolayısıyla, sürgün, bireylerin kimlikleri üzerindeki etkileri açısından derinlemesine düşünülmesi gereken bir olgudur.