Sürgün, bireyin kendisini tanıma ve kimliğini sorgulama sürecini derinleştirir. Ana karakter, sürgün deneyimi sayesinde geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Bu yüzleşme, onun kimlik arayışındaki önemli bir dönüm noktasıdır. Ayrıca, sürgün süreci, toplumsal normlarla olan ilişkisini sorgulamasına ve kendini yeniden tanımlamasına olanak tanır. Bu durum, bireyin varoluşsal bir yolculuğa çıkmasını sağlar ve kimliğini yeniden inşa etme çabasında önemli bir rol oynar.