Sus Sükutu'nda suskunluk, bireyin içsel huzurunu arayışında bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkar. Bu sessizlik, bireyin toplumsal normlara karşı bir isyan biçimi ve kendi kimliğini bulma çabasıdır. Yazar, bu durumu derinlemesine ele alarak, okuyucuya bireyin içsel dünyasındaki çatışmaları ve bu sessizliğin getirdiği yalnızlık hissini hissettirir. Dolayısıyla, suskunluk, bireyin kimliğini şekillendiren önemli bir faktördür.