Tartarin, hayallerinin peşinden koşarken cesaret ve korku arasında gidip gelir. Macera arzusuyla yola çıkmasına rağmen, kendi yarattığı efsanenin baskısı altında kalır. Gerçek cesaretin ne olduğunu sorgularken, içsel bir boşluk ve yetersizlik hissi taşır. Toplumun beklentileri ile kendi gerçekliği arasındaki çatışma, onu sürekli bir bunalıma sürükler ve bu durum, roman boyunca mizahi unsurlarla harmanlanarak okuyucuya sunulur.