Tetikçinin eylemleri, adaletin sağlanması adına bireysel çıkarların ve etik normların çatışmasına neden olur. Suçun cezasız kalmaması gerektiğini savunanlar, tetikçinin eylemlerini haklı çıkarabilirken, bunun yanında adaletin sağlanmasında kullanılan yöntemlerin etik olup olmadığı sorgulanır. Bu durum, okuyucuya adalet anlayışını ve bireysel etik duruşunu sorgulama fırsatı sunar. Tetikçinin seçimleri, hem kişisel hem de toplumsal düzeyde derin tartışmalara yol açar ve adaletin ne olduğu sorusunu gündeme getirir.