Tolstoy'un 'Çocukluk' eserinde, çocukluğun kaybolması, bireyin masumiyetinin ve saflığının nasıl zamanla değiştiğini gösterir. Bu değişim, bireyin toplumsal normlarla yüzleşmesi ve büyümenin getirdiği sorumluluklar ile birlikte gelir. Çocuk, çevresindeki dünya ile olan etkileşimlerinde, hem keşif yaparken hem de içsel çatışmalar yaşarken, bu kaybı derinden hisseder. Eser, bu kaybın birey üzerindeki etkilerini sorgularken, okuyucuları çocukluğun getirdiği saflığı ve masumiyeti koruma çabası üzerine düşünmeye yönlendirir.