Tolstoy'un mutluluk anlayışı, bireyin içsel huzuru ve samimiyeti bulması üzerine kuruludur. Bu anlayış, toplumsal normların ve beklentilerin birey üzerindeki baskısı ile çatışma halindedir. Birey, toplumun dayattığı kurallar ve değerler arasında sıkışırken, gerçek mutluluğun bu normların ötesinde, içsel bir tatminle elde edileceğini keşfeder. Dolayısıyla, Tolstoy, toplumsal normların insanın ruhsal sağlığı ve mutluluğu üzerindeki olumsuz etkilerini sorgularken, samimi ilişkilerin ve doğal bir yaşamın önemini vurgular.