Tolstoy'un ölümle yüzleşme süreci, bireysel özgürlük anlayışını derinlemesine etkiler. Ölümün kaçınılmazlığı, onu yaşamının anlamını sorgulamaya yönlendirir. Tolstoy, toplumsal normlardan uzaklaşarak, kendi içsel özgürlüğünü arar. Bu arayış, onun bireysel kimliğini ve inançlarını yeniden değerlendirmesine imkan tanır. Ölüm korkusu, onu sadeliğe ve gerçekliğe yöneltirken, bireysel özgürlük anlayışını derinleştirir. Böylece, Tolstoy'un son yıllarında yaşadığı dönüşüm, onun özgürlük anlayışının evrimine ışık tutar.