Toplumsal cinsiyet rollerinin erkeklerin psikolojik sağlığı üzerindeki etkileri oldukça derindir. Erkekler, toplumun onlara biçtiği sert, duygusuz ve güçlü imajı benimsemek zorunda kaldıklarında, duygusal zayıflıklarını kabul edemeyebilirler. Bu durum, kaygı, depresyon ve yalnızlık gibi olumsuz duygusal durumların ortaya çıkmasına yol açar. Ayrıca, duygusal ifadelerini bastırma zorunluluğu, erkeklerin içsel çatışmalar yaşamasına neden olur. Oğuz Bal, bu baskıların, erkeklerin ruhsal sağlığı üzerinde kalıcı izler bıraktığını ve bu durumun, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanmadan düzelmeyeceğini vurgular.