Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde en büyük engel olarak, toplumsal kimlik ve aidiyet sorunlarını düşünebiliriz. Türkiye'nin Avrupa ile olan kültürel ve sosyal farklılıkları, bu sürecin önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, hem Türkiye'deki toplumsal grupların AB'ye karşı olan tutumlarını hem de Avrupa'nın Türkiye'ye karşı olan yaklaşımını etkiler. Türkiye'nin AB'ye katılımı, yalnızca ekonomik bir entegrasyon değil, aynı zamanda Türkiye'nin kendi kimliğini yeniden tanımlama çabasıdır. Dolayısıyla, bu kimlik meselesi, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinde kilit bir rol oynamaktadır.