Üretim devrimi sürecinde toplumsal eşitsizliklerin şekillenmesi, üretim araçlarının mülkiyeti ve kontrolü ile doğrudan ilişkilidir. Sanayi devrimi ile birlikte, üretim süreçlerinin merkezi hale gelmesi, zengin ve yoksul arasındaki uçurumu derinleştirmiştir. İşçi sınıfı, sömürü ve adaletsizlikle karşı karşıya kalırken, bu durum onların sosyal ve ekonomik durumlarını olumsuz etkilemiştir. Eşitsizlik, yalnızca ekonomik boyutla sınırlı kalmayıp, eğitim, sağlık ve yaşam standartları gibi birçok alanda kendini göstermiştir. Bu bağlamda, üretim devrimi, toplumsal yapı üzerinde kalıcı etkiler bırakmış ve sosyal adalet arayışlarını da derinleştirmiştir.