Victor Frankenstein'ın yarattığı canlının toplumda dışlanması, hem bireysel hem de toplumsal boyutta derin sonuçlar doğurur. Canlının dışlanması, yalnızlık, öfke ve intikam duygularının beslenmesine yol açar; bu da hem canlının hem de Victor'un hayatında trajik sonuçlar doğurur. Dışlanma, varlığın kimlik arayışını derinleştirirken, insanın kabul görme ihtiyacını sorgulatarak toplumsal ilişkilerin doğasına dair önemli sorular ortaya çıkarır. Sonuç olarak, dışlanma, yalnızca birey için değil, toplumun kendisi için de yıkıcı bir etki yaratır.