Woolf'un karakterleri, zamanın geçişini ve yaşamın geçici doğasını sorgularken, okuyucunun kendi zaman algısını da etkileme potansiyeline sahiptir. Karakterlerin içsel monologları, okuyucuyu kendi yaşamındaki anları ve anılarını yeniden değerlendirmeye yönlendirebilir. Bu bağlamda, Woolf'un eserinde sunulan derin düşünceler ve duygusal yoğunluk, okuyucunun zamanla olan ilişkisini sorgulamasına olanak tanır. Okuyucu, karakterlerin yaşadığı anların anlamını düşünürken, kendi yaşamındaki sıradan anların da ne denli derin olabileceğini keşfetme fırsatı bulur.