Hilmi Yavuz, 'Budalalığın Keşfi' eserinde 'budalalık' kavramını, bireyin kendine yabancılaşması ve toplumsal normlarla çatışması üzerinden tanımlar. Toplumda genellikle dışlanan veya alay edilen bir özellik olarak görülen bu kavram, Yavuz'un bakış açısıyla, bireyin içsel sorgulama ve kendini bulma sürecinde önemli bir yere sahip. Yazar, okuyucularına, 'budalalık' üzerinden toplumsal baskıları ve bireysel gerçeklikleri sorgulama imkânı sunarak, bu kavramı farklı bir perspektiften yeniden değerlendirir.