Yazarların çocukluk anıları, bireylerin kimlik oluşumunda önemli bir rol oynar çünkü bu anılar, kişinin geçmişle kurduğu bağı güçlendirir. Anılar, bireyin kendini anlama ve dünyayı yorumlama yetisini besler. Her yazarın yaşadığı olaylar, duygusal deneyimler ve hayal gücü, okuyucuya kendi kimliğini sorgulama fırsatı sunar. Dolayısıyla, bu anılar, kişisel ve toplumsal hafızanın bir parçası olarak, bireyin kimlik gelişiminde belirleyici bir unsurdur.