Bireyin kimlik oluşumu, yazma eylemi sayesinde güçlenir, çünkü yazı, kişinin içsel düşüncelerini ve duygularını ifade etmesine olanak tanır. Yazma süreci, bireyin kendisini keşfetmesine ve toplumsal normlarla yüzleşmesine yardımcı olur. Yücel'in eserinde bu ilişki, yazının bireyin varoluşsal sorgulamalarında bir araç olarak kullanıldığını gösterir. Bu bağlamda, yazı, bireyin kimliğini şekillendiren önemli bir unsurdur.