Yazmanın insan yaşamındaki yeri, bireyin kendini ifade etme ve içsel dünyasını dışa vurma biçimi olarak büyük bir öneme sahiptir. Nurettin Durman, Yazmak ve Yaşamak - Söyleşiler'de yazmanın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi olduğunu vurguluyor. Eserdeki söyleşiler, yazarların yaşam deneyimlerini ve edebiyat ile olan ilişkilerini derinlemesine irdeleyerek, yazmanın birey için nasıl bir anlam taşıdığını açıklıyor. Bu bağlamda, kitap, yazmanın psikolojik, felsefi ve toplumsal boyutlarını ele alarak okuyucuyu düşünmeye teşvik ediyor.