Yeraltı Adamı'nın toplumdan yabancılaşması, onun kimliğini derinden etkiler. Toplumla olan bağı kopan Yeraltı Adamı, kendini sürekli bir sorgulama içinde bulur. Bu yabancılaşma, onun özgüven eksikliği ve içsel çatışmalarını derinleştirirken, aynı zamanda topluma karşı duyduğu öfkeyi artırır. Birey, dış dünyadan izole olduğunda, kendi içsel dünyasıyla yüzleşmek zorunda kalır. Bu durum, kimlik arayışını karmaşıklaştırır. Yeraltı Adamı, hem kendi varoluşuna anlam katmaya çalışırken hem de çevresindeki insanlarla olan ilişkilerini sorgular; böylece bireyin kimliği, sosyal bağların zayıflamasıyla birlikte şekillenmeye başlar.