Anlatıcının topluma karşı duyduğu yabancılaşmanın sebepleri, onun içsel çatışmaları ve geçmişte yaşadığı hayal kırıklıkları ile doğrudan ilişkilidir. Toplumsal normlar ve değerler, onun bireysel özgürlüğünü kısıtlamakta ve bu durum, derin bir yalnızlık hissi yaratmaktadır. Anlatıcı, insan ilişkilerinde yaşadığı başarısızlıklar, özellikle de aşk konusundaki hayal kırıklıkları, onu daha da içe kapatmakta ve topluma karşı bir düşmanlık duygusu geliştirmesine sebep olmaktadır. Bu yabancılaşma, onun psikolojik durumunu da derinleştirirken, bireyin yalnızlaşmasının ve varoluşsal sorgularının da bir yansımasıdır.