Bu sorunun cevabı, bireylerin hem yerel hem de evrensel kimlik unsurlarını nasıl dengede tutmaya çalıştığına dayanıyor. Yerlicilik, bireylere bir aidiyet ve toplumsal bağlantı hissi verirken, evrensellik ise farklılıkları kabul etme ve geniş bir perspektiften bakma imkanı sunar. Bu iki kavram arasındaki gerilim, bireylerin kimliklerini şekillendirirken, aynı zamanda toplumsal yapılar içinde nasıl var olduklarını da belirler. Mollaer, bu bağlamda okuyucunun düşünmesini teşvik ederek, yerel olanın ve evrensel olanın bir arada nasıl anlam kazanabileceğini sorgulatıyor.