Roman, zamanın hem koruyucu bir sığınak hem de geçmişin ağırlığını taşıyan bir tuzak olabileceği fikrini işler. Zaman, anılarımızı ve deneyimlerimizi korurken, aynı zamanda bunların üzerimizde yarattığı yükle de yüzleşmemizi gerektirir. Bir sığınak olarak zaman, geçmişi anımsatır ve bize kim olduğumuzu hatırlatırken, bir tuzak olarak da kayıplarımızı sürekli olarak hatırlatarak ilerlememizi engelleyebilir. Bu ikilik, bireylerin zamanla olan ilişkisini karmaşıklaştırır ve okuyucuyu derin düşüncelere yönlendirir.