Zamanın kaybı, bireyin kimliğini derinden etkileyebilir; çünkü geçmiş, bireyin yaşadığı deneyimlerin ve anıların temel kaynağıdır. Kaybedilen zaman, hatıraların silinmesine ve bireyin kendine olan güveninin sarsılmasına yol açabilir. Ancak, bu etkiyi aşmanın yolları vardır. Öncelikle, bireylerin geçmişle yüzleşmesi ve kaybettiklerini kabullenmesi önemlidir. Ayrıca, yaratıcı ifadeler, sanat ve yazı gibi yollar, bireylerin içsel yolculuklarında kendilerini yeniden keşfetmelerine yardımcı olabilir. Sonuç olarak, zamanın kaybıyla yüzleşmek, bireyin kendini yeniden tanımlaması için bir fırsat sunar.