Zekanın geliştirilmesi hem bireysel bir sorumluluk hem de toplumsal bir gereklilik olarak değerlendirilebilir. Bireyler, kendi potansiyellerini keşfederek, kişisel gelişimlerini sağlamakla yükümlüdür. Ancak, zeka aynı zamanda toplumsal bir değer taşır; bireylerin zeka gelişimi, toplumun genel refahı üzerinde de doğrudan etkilidir. İhsan Kurt, bu bağlamda zekayı efendileştirmenin sadece bireysel bir gayret olmadığını, toplumsal fayda sağlama amacını da içerdiğini ifade eder.