Kitaplar

Hatıralarım Canlı Tarih

Arap İzzet Holo Paşa'nın Günlükleri Abdülhamid'in Kara Kutusu (2 Cilt)

Eski İstanbul Konakları

Evvel Zaman İçinde İstanbul Ramazanları

Sultan II. Abdülhamit ve Zamanı
Öne Çıkan Alıntılar
“2. Abdülhamit'in meraklarından biri de tiyatroydu. Haftada 2-3 gece sarayındaki küçük tiyatroda kadınlarını, çocuklarını, sarayda geceleri kalan nöbetçi mabeyincileri, katipleri ve yaverleri toplatır tiyatroya davet ederdi. Bazen operetler bazen güldürüler seyrederdi. bazı zamanlarda alafranga konserler dinlerdi. Alaturka sazi sevmekle birlikte, insana sarhoşluk hevesi verir diye korktuğu için özellikle taksimlerden Ve gazellerden hiç hoşlanmazdı. Bu nedenle saz alemlerinei kesinlikle yanaşmaz Çocuklarını da yaklaştırmazdı.yalnızca Alaturka şarkıları piyanoda çaldırır, dinlerdi. Sevdiği şarkıların güftelerini ezberlerdi bunları Kendi kendine mırıldandığını Duyanlar vardır. fakat Batı musikisine bir tutku derecesinde taraftarlığı vardı. istisnasız Çocukların hepsine piyano keman viyolonsel öğrettirmiştir birçok kere de başlarında durup derslerine nezaret etmiştir. operetlerden tercihen Viyana operetlerini sever operadan şarkılar dinlemek isterse Verdi'yi tercih ederdi.”
“BabıAli ricaalinden yani Osmanlı Devleti'nin önemli bürokratlarından merhum beylikçi Nasır Bey bazen nadiren coştuğu zamanlar: - Eğer Ali Paşa'dan sonra Mithat paşa sadrazam olsaydı Mahmut Nedim Paşa gelemezdi, Mahmut Nedim Paşa gelmeseydi, Sultan Abdülaziz işleri bab-i ali'ye bırakan adetlerinden vazgeçmezdi, vazgeçmeseydi tahttan indirilmezdi, tahttan indirilmeseydi Sultan Murat korkudan çıldırmazdı. Bu da çıldırmasaydı, Sultan Abdülhamit sabit bir fikre saplanıp Üzülmez ve halkı üzmezdi, derdi.”
“O devrin kötü huylarından biri de bu nevi tuhaflıkları tehlikeli oyunları oynayanların ceza görmemesi ahlaksızların yüz bulmasıydı. yani yüzsüzlere, yüzsüzlüklere meydan verilmesiydi..”
“O devrin kötü huylarından biri de bu nevi tuhaflıkları tehlikeli oyunları oynayanların ceza görmemesi ahlaksızların yüz bulmasıydı. yani yüzsüzlere, yüzsüzlüklere meydan verilmesiydi..”
“O devrin kötü huylarından biri de bu nevi tuhaflıkları tehlikeli oyunları oynayanların ceza görmemesi ahlaksızların yüz bulmasıydı. yani yüzsüzlere, yüzsüzlüklere meydan verilmesiydi..”
