Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Berna Moran

Berna Moran

7 kitap

23 Ocak 1921’de İstanbul’da doğdu. Ortaöğretimini Darüşşafaka ve Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1941’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. 1945’te mezun olarak aynı bölümde asistanlığa başladı. 1950-51 yılları arasında İngiltere’de Cambridge Üniversitesi’nde doçentlik çalışması yaptı. 1956’da doçent, 1964’te profesör oldu. 1981’de emekli oldu.B erna Moran, 1993’de aramızdan ayrıldı.

Litopya'da bu yazar

Berna Moran, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 7 kitabı yer alıyor. Kitapları 1983-2023 yılları arasında Cem Yayınevi, Iletisim Yayinlari, İletişim Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 280 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve İnceleme kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Edebiyat Kuramları ve Eleştiri” (okur puanı 9.00). Litopya okurları bu kitaplara 75 puan ve 3 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.95.

7
Kitap
75
Toplam Puanlama
★ 9.0
Ortalama Puan
2
İnceleme
10
Alıntı
En Popüler KitabıEdebiyat Kuramları ve Eleştiri★ 9.0 · 25 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Sanat yansıtmadır ve amacı eğlendirerek eğitmektir. İnsanlara, doğru yaşamasını öğretecek bilgilerin arasında en önemlileri ahlak felsefesi ve tarihtir. Fakat her ikisi de eksiktir. Çünkü felsefe kuramsal olduğu için sadece birtakım soyut kurallar kor ortaya ve bu kuruluğu yüzünden pek etkili olamaz. Tarih ise somuttur, canlıdır, ama alanı dardır, yalnız olmuş olanı anlatır, olması gerekeni bildirmez; çünkü insanlara örnek teşkil edecek, onların ders alacağı olayları ve durumları uydurmaz. Felsefe ve tarihin eksik yanlarını tamamlayarak yararlı taraflarını kendinde toplayan ancak ve ancak edebiyattır. Edebiyat hem olayları somut hale sokmakla felsefenin kuruluğunu ve soyutluğunu giderir, hem de olması gerekeni telkin etmekle tarihin noksanını.”

“Eski Yunan'dan beri sanatın işlevi okurla, dinleyiciyle, seyirciyle ilintili sayılmıştı. Sanat eğitir ve eğlendirir yada eğlendirerek eğitirdi. Bir bağ vardı sanatçı ile okur arasında. Romantizm akımında bu bağ yavaş yavaş gevşer ve nihayet kopar. Sanatçı duygularını dile getirirken başkalarına düşünmez, kimseyi düşünmez o: Kendi kendine yazarken yaratacağını yaratmış, görevini yapmıştır. Okuru hesaba katarak yazan şairin yazdıkları şiir değildir bile. Keats, bir tek mısrasını dahi okuru düşünerek yazmadığını söylüyor.”

“Eski Yunan'dan beri sanatın işlevi okurla, dinleyiciyle, seyirciyle ilintili sayılmıştı. Sanat eğitir ve eğlendirir yada eğlendirerek eğitirdi. Bir bağ vardı sanatçı ile okur arasında. Romantizm akımında bu bağ yavaş yavaş gevşer ve nihayet kopar. Sanatçı duygularını dile getirirken başkalarına düşünmez, kimseyi düşünmez o: Kendi kendine yazarken yaratacağını yaratmış, görevini yapmıştır. Okuru hesaba katarak yazan şairin yazdıkları şiir değildir bile. Keats, bir tek mısrasını dahi okuru düşünerek yazmadığını söylüyor.”

“Sanat bir üretimdir, çünkü sanatçının da yaptığı iş yoktan bir şey yaratmak değil, bir takım hazır malzemeyi alarak bunları işlemek ve bir ürün meydana getirmektir. Sanatçının malzemesi içinde mitoslar, daha önce yazılmış eserler, değerler, formlar ve özellikle ideoloji vardır.”

“Sanat bir üretimdir, çünkü sanatçının da yaptığı iş yoktan bir şey yaratmak değil, bir takım hazır malzemeyi alarak bunları işlemek ve bir ürün meydana getirmektir. Sanatçının malzemesi içinde mitoslar, daha önce yazılmış eserler, değerler, formlar ve özellikle ideoloji vardır.”

“Sanat bir üretimdir, çünkü sanatçının da yaptığı iş yoktan bir şey yaratmak değil, bir takım hazır malzemeyi alarak bunları işlemek ve bir ürün meydana getirmektir. Sanatçının malzemesi içinde mitoslar, daha önce yazılmış eserler, değerler, formlar ve özellikle ideoloji vardır.”