Kitaplar

Kadınlar Rüyalar Ejderhalar

İki Kule Yüzüklerin Efendisi 2

Edebiyat, Psikanaliz ve Başka Meseleler

Ailenin Ötesi Başka Bir Üreme, Cinsellik ve Kardeşlik Rejimi İçin Öneriler

Yüzük Kardeşliği Yüzüklerin Efendisi 1

Çok Bilmiş Özne

Tufan Göründü Neoliberalizmin İflası Üzerine Altı Deneme

Bülent Somay Seti (5 Kitap)

Tekeşlilik Sadakat ve İhanet Üzerine Aforizmalar

Lao Tzu: Tao Te Ching Yol'a ve Yol'un Gücüne Dair

Bir Şeyler Eksik / Aşk, Cinsellik ve Hayat Hakkında Bilmek İstemediğimiz Şeyler

Kralın Dönüşü Yüzüklerin Efendisi 3

Cinselliğe Dair Vazgeçmemiz Gereken 100 Efsane

Şarkı Okuma Kitabı Ses ve Sözle Denemeler

Tarihin Bilinçdışı

Tarih, Otobiyografi ve Hakikat Yüzbaşı Torosyan Tartışması ve Türkiye'de Tarihyazımı

The View From The Masthead Journey Through Dystopia Towards an Open-Ended Utopia

Toplumu Yeniden Kurmak
Öne Çıkan Alıntılar
“Modern ekoloji, özellikle de toplumsal ekoloji, insanlığın doğal dünya içindeki yerini açıklayan tutarlı bir bakış açısı olabilmek için varsayımlara ihtiyaç duymaktadır. İnsanlığa doğada biricik bir yer, daha doğrusu bir salyangozun "içkin değer"inden daha fazla bir yer tanımayan birtakım yüzeysel ekolojik kuramlar belirdi. Daha önce de belirtiğim gibi, bu görüşün belirli bir adı -biyomerkezcilik- vardr, biyomerkezcilik, doğal dünyada, insanların salyangozlardan ne daha az ne daha fazla "değerli" oldukları görüşünü savunur (Hayali bir "bi- yomerkezci demokrasi" düşüncesi de buradan çıkar). Doğal ortamda, insan ve salyangoz yalnızca birbirinden "farklıdır". Insan ve salyangozun birbirlerinden "farkli" oldukları basmakalıp bir görüştür oysa bu görüs bize insanla salyangozun birbirlerinden ne yönde farkli olduklarini ve bu farklılığın doğal dünyada ne anlama geldiği hakkında hiçbir şey söylemez.”
“Sonuna erdirilmeyen düşünce, yerleşik bir dogma kadar tehlikelidir.”
“Okumak edilgen bir tepki değildir, zihni, duyguları ve iradeyi işin içine karıştıran bir eylemdir.”
“Çocuk doğurmaktan ve bakmaktan insan olmaya fırsat kalmaz.”
“Eskiden insanlar bu topraklarda sıtmayla boğuşurken bile bir “yarın” umudu taşırlardı.”
“Herkes kendinden esirgenen şey konusunda saplantılıdır.”
