Kitaplar

Öğrenme Uğraşı

Gitmediğimiz Adalar Vardır

Bir Sahnedir Bütün Dünya Belgeseli Çekim Senaryosu

Sürgünler Ayrılıklar

Sur Dibinde Bir Durak

Geceleyin Bir Tren

Bana Düşlerini Anlat / Toplu Şiirler (1985-2020)

O Geniş Boşlukta

Bir Başka Coğrafyadan

Bana Düşlerini Anlat / Toplu Şiirler (1985-2006)

Çağdaş İngiliz Şiir Antolojisi

Çin'den Peru'ya Dünya Şiiri

Hapış ile Kapış Havana'da

Bir Mayıs Günü Bırakıp Gittin Beni Seçme Şiirler

Son Duraktan Bir Önce

Yürekteki Ok Dünya Edebiyatından En Güzel Aşk Şiirleri

Su Sesi

Haikular

Kavafis'ten Yüz Şiir Bir Başka Deniz Bulamazsın

Çağdaş Yunan Şiiri Antolojisi

Çağdaş Amerikan Şiiri Antolojisi

Ara Sıcak

Şiir Çevir Denize At

Değişen Tiyatro

John Whiting Çağdaş Bir Oyun Yazarı

Deniz Ürperiyor Uzakta

Yürekteki Ok

Ne Güzel Yolculuktu Aklımdan Çıkmaz

Çağdaş Dünya Şiiri Antolojisi

İrlanda Tiyatrosunda Gerçekçilik

Şiir Atlası 2

Profil / Seferis

Dünya Yazınından Seçilmiş Aşk Şiirleri

Çağdaş Amerikan Şiiri Antolojisi

Çağdaş İngiliz Şiiri Antolojisi

Şiir Atlası 7

Şiir Atlası 6

Şiir Atlası 5

Şiir Atlası 3

Şiir Atlası 4

Doğal Tarih

Sevda Yaratan

Dön Güvercin Dön
Öne Çıkan Alıntılar
“Bazen bir rastlantı ya da önemsiz bir sözcük umulmadık bir anlam kazandırır şiire”
“Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına. Biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın. İki gömleğin de ütülendi, çekmecede, sadece küçücük bir gül benim özlediğim”
“Başımıza gelen bunca bela kuruntulu yaptı bizi kuşların ve yaprakların gölgelerini inceliyoruz şimdi, duyulmaz seslere kulak veriyor, kendi ayak izlerimize bakarak geri gidiyoruz”
“Biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına. Biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın. İki gömleğin de ütülendi, çekmecede, sadece küçücük bir gül benim özlediğim”
“Başımıza gelen bunca bela kuruntulu yaptı bizi kuşların ve yaprakların gölgelerini inceliyoruz şimdi, duyulmaz seslere kulak veriyor, kendi ayak izlerimize bakarak geri gidiyoruz”
“Başımıza gelen bunca bela kuruntulu yaptı bizi kuşların ve yaprakların gölgelerini inceliyoruz şimdi, duyulmaz seslere kulak veriyor, kendi ayak izlerimize bakarak geri gidiyoruz”

