Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
DA

Dr. Abdülkadir Sezgin

3 kitap

Litopya'da bu yazar

Dr. Abdülkadir Sezgin'in Litopya kataloğunda 3 kitabı bulunuyor. Kitapları 2001-2012 yılları arasında Akçağ Yayınları, BURAK YAYINLARI, YENİ ZAMANLAR SAHAF (2. El Kitaplar) etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 330 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Alevilik-Bektaşilik ve İslam kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Hacı Bektaş Veli ve Bektaşilik” (okur puanı 8.19). Kitabın tanıtımından: “1972 yılında Tekirdağ ili Malkara ilçesi Müftüsü iken Alevi köylerinden birinde karşılaştığı Alevilik ve Aleviler konusunu anlamak ve tanımak üzere başladığı çalışmaları yüksek lisans ve doktora çalışmalarıyla tamamlama yanında…” Litopya okurları bu kitaplara 23 puan ve 2 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.65.

3
Kitap
23
Toplam Puanlama
★ 8.4
Ortalama Puan
2
İnceleme
5
Alıntı
En Popüler KitabıHacı Bektaş Veli ve Bektaşilik★ 8.2 · 16 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Herkesin inancında, ibadetinde serbest olması, birinin diğerinin inancına müdahale etmemesi lazım. Ancak, milli birlik ve beraberliğimizi bozacak, araya nifak sokacak tutum ve davra­ nışlardan uzak durarak bu işi hallederiz diye düşünüyorum. Bilhassa milli birliğimizin sağfamlaştırıldığı, bütün meselele­rimizin çözüldüğü 60-70 milyonluk bir Türkiye'nin mevcu­diyetini ne komşularımız, ne de büyük devletler istemezler. Onlar, birliğimizi bozmak, Atatürk'ün deyimiyle "Muasır me­ deniyet seviyesine” erişmiş bir devlet olduğumuzu görme­ mek için ellerinden gelen bütün firsatlan değerlendirmeye çakşırlar. O bakımdan oyuna gelmemek lâzım. Ekim 1991 Çelebi Feyzullah ULUSOY”

“Ferhat’ın dağları delerek su getirmekte olduğunu gören Amasya Valisi, bu kayaları kıran adamın ne yaptığını merak eder ve huzura çağırtır. Ferhat da hikâyesini anlatır. Eğer, dağın ardındaki suyu şehirdeki Şirinlerin evine getirirse, Şirin'in babasının, sevgilisi Şirin'i kendisine vereceğini, söy­ ler. Bunun üzerine Vali Paşa, uğruna dağların delinip, kayala­rın kırıldığı Şirin’i de merak eder, Ferhat valilikte iken, Şirin'i de huzura getirirler. Babası ile birlikte gelen, huzura giren Şirin’i görünce Vali Paşa şaşırır. Çünkü Şirin, yüzü çiçek bozuğu, çil, çopur, kara, kuru; zayıf ve çirkin sayılacak bir kızdır. Bunun üzerine Vali, Ferhat'a sorar: - Uğruna dağları delip, kayaları kırdığın kız, bu kız mı? Ferhat, biraz da mahçup cevap verir: - "Vali Paşam, siz Şirin'i Amasya Valisi'nin gözü ile gö­ rüyorsunuz, ah bir de Ferhat’ın gözü ile görseniz!." der. Bizim içimizde hâlâ varlığını ve hayatını sürdüren bir ola­ yı başkalarının gözüyle görünce de ne kadar büyük yanlışlar, ne kadar büyük farklar ortaya çıkıyor?.. Bu kadar fark olduğu iddia edilen gruplar arasında da ne sosyal barış sağlanabilir, ne de millî ve dinî birliği temin ve tesis mümkün olabilir.”

“Hazret-i Ali'nin yolu, aynı zamanda Hazret-i Peygamber'in yolunun ta kendisidir, bunda mü'min kâfir hiç kimsenin şüphesi yoktur. Şu halde "Aleví" kelimesi ile “Sünni" kelimesi hangi farkı içermektedir? Ayrışmanın ve farklılaşmanın kaynağı, iktidar mücadelesine ve siyasete dayanmaktadır. Siyaset, din değildir ve olmamalıdır.”

“Hazret-i Ali'nin yolu, aynı zamanda Hazret-i Peygamber'in yolunun ta kendisidir, bunda mü'min kâfir hiç kimsenin şüphesi yoktur. Şu halde "Aleví" kelimesi ile “Sünni" kelimesi hangi farkı içermektedir? Ayrışmanın ve farklılaşmanın kaynağı, iktidar mücadelesine ve siyasete dayanmaktadır. Siyaset, din değildir ve olmamalıdır.”

“Hazret-i Ali'nin yolu, aynı zamanda Hazret-i Peygamber'in yolunun ta kendisidir, bunda mü'min kâfir hiç kimsenin şüphesi yoktur. Şu halde "Aleví" kelimesi ile “Sünni" kelimesi hangi farkı içermektedir? Ayrışmanın ve farklılaşmanın kaynağı, iktidar mücadelesine ve siyasete dayanmaktadır. Siyaset, din değildir ve olmamalıdır.”